Header Ads

Ne haliniz varsa GÜLÜN…

Gülen gözlerle bakınca adı "Yaşamak" olur.


Gülümsemek kan akışından kalbe kadar pek çok sağlık sorununu engelliyor. 
Gülümserken, yüzümüzde 53 kas çalışmaktadır. Surat asmak içinse tam iki katı yani 106 kas hareket etmek zorundadır. Yani somurtmak için çok daha fazla efor ve enerji harcıyoruz. Bu nedenle gülümsemek en tembel kişi için bile en kolay eylemdir.
Gülümsediğimizde stres hormonlarının salgılanması yavaşlıyor ve depresyona girmekten kurtuluyoruz. Beyinde salgılanan endorfin hormonları yani mutluluk hormonları hızla artmaya başlıyor.


Gülümsemek aynı esnemek gibi bulaşıcıdır. Bir toplulukta sürekli gülümserseniz etrafınızda ki herkes gülümsemeye başlar. An küçük bir tebessüm ile tamamlanır bazen.
Gülümsemek kalbin anahtarıdır. Gülümserken içiniz ısınır. Bir nefes tebessüm ettiğinde tüm insanlara bulaşır. Çünkü bütün insanlar aynı dilde gülümser. Gülümsemenin, en çirkin çehreleri bile güzel gösterebilecek sihirli bir kudreti vardır.


Mütebessim bakalım hayata. Mutlu olalım, olduralım. Üstelik bunun hiçbir maliyeti yok. Gülümsemeyi satın alamazsınız, onu sadece gönüllü olarak verir ya da alırsınız. Gülümsemeyen biriyle karşılaştığınızda siz ona gülümseyin; çünkü gülümsemenin aydınlığına muhtaç olanlar onlardır. Böylece dünyanın en güzel ve en kolay etkileşiminde bulunmuş olacaksınız. İçinizde kıpraşmalar olacak. Yaşamak o zaman güzel gelecek, her şeye rağmen gülen gözler göreceksiniz karşınızda. Gülen gözlerinizle ışık saçın insanlığa. Ne haliniz varsa GÜLÜN…




Bir öykü paylaşmak istiyorum sizlerle.
Yüzyıllar önce bir araştırmacı bir köye gitmiş. Önce o köyün mezarlığına girmiş. Çünkü kültürlerin, yasam felsefesinin böyle yerlerde gizli olduğuna inanıyorlarmış. Gözleri mezar taşlarının üzerindeki rakamlara takılmış. Mezar taşlarında 5,867,900,20003,4979,7,421 gibi birbiriyle bağlantısız rakamlar varmış. Uzunca bir süre düşünmüş. Fakat bu rakamların anlamını çözememiş. Köyün en bilge kişisine gitmiş. “Bu rakamlar nedir? Ay mı, yıl mı, saat mi belirtiyor?” demiş.
Bilge kişi gülümseyerek yanıtlamış:
“Bizler bebeklerimiz doğduğu zaman, bellerine bir ip bağlarız.” demiş. “Yaşamı boyunca her güldüğü an, o ipe bir düğüm atarız. Öldükten sonra ise, bellerindeki düğümleri sayar, düğümün sayısını mezar taşına yazarız.”
Bilge kişi, karşısındakinin bir şey anlamadığını görünce açıklamasını sürdürmüş. “Böylece onun ne kadar ‘YAŞAMIŞ’ olduğunu anlarız.
En güzel şekilde Yaşamak için Gülümseyin... :)

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.